çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Nisan 04, 2009

Bahar


Bahar tüm güzelliğiyle birden bire geldi.
Havalar öyle ısındı ki, güneş bir yandan ısıtırken
bir yandan da yeni umutlarla dolduruyor içimizi.
Nisan en sevdiğim aylardan, bahar en sevdiğim mevsimlerden.
Nisan demek biz de doğumgünü ayı demek.
BaBa_HaKaN ' ın , Neva ' nın , kardeşimin,
arkadaşlarımın doğumgünü bu ay.
Bu ay hep heyecanla geçer bizim evde.
Neva' yla evde beraber olduğumuz şu günler herşeyi
birlikte yaparak geçiyor.
Beraber markete alışverişe gidiyoruz, biraz park keyfi,
evde çamaşır asma, kitap okuma, puzzle keyfi, yemek saatleri.
Herşey iyi güzel hoş ama şu yemek meselesi benim iyice canımı sıkmaya başladı.
Zaten çok fazla yemeyen Neva artık döktüğüm onca dile rağmen zorla yemek yiyor.
Bin numara yapıyorum, daha sonra tekrar deniyorum yok olmuyor.
Beraber yaparken iyi, gelen kokulara bayılıyor ama hepsi bu.
Ne yapmalı nasıl çıkmalı şu işin içinden acaba?

Pazartesi, Temmuz 23, 2007

Yavaşlık


Havalar sıcak hem de çok sıcak! Bu sıcak havalar beni hasta ediyor, sürekli başım ağrıyor, yavaşlıyorum.
İstiyorum ki herşey de benimle beraber ağır çekime geçsin.
Günler daha yavaş aksın.
Kahvaltı sofralarında daha uzun süre oturulsun.
Okuduğum kitap bitmesin.
Erken kalkıp geç yatayım.
Sonra buz gibi limonata içerken, ayaklarım da yeni yıkanmış balkonda ki suların içinde olsun.
Tatill günleri biran önce gelsin.
Kızartma kokuları evden bahçeye taşsın,
Hep yapmak istediğim el işlerine vakit ayırabileyim.
Bu arada ufak tefek malzemelerimi almaya, biriktirmeye başladım.
Kafamda ki fikirleri gerçekleştirebileceğim.
Tatilde tek yapmak istediğim evde olmak.
Neva ' ya daha uzun sarılıp tatlı öğle uykularına dalmak,
akşam üzeri taze demlenmiş çayın yanında yeni pişmiş kurabiyeler yemek,
ayağımı altıma alıp koltukta otururken bir yandan dikiş yapmak,
okuduğum kitabı uykum gelince ters çevirip koltuğun yanına koymak,
gecenin hafif esen rüzgarında güzel filmler izlemek,
tüm çekmeceleri döküp, takılarımı düzenlemek,
ortalığa kendime göre çeki düzen vermek,
birden kağıtlarımın arasından çıkan yemek tarifini halıya oturup okumak,
yavaş yavaş ayaklarıma kırmızı oje sürmek,
sonra acele etmeden onların kurumasını beklemek,
Neva ile kitap okumak,
bir masalı en az beş kere '' bidaha '' anlatmak,
akşam üzeri gidilecek olan park saatini heyecanla beklemek,
fırında pişen hep bişeyler varken,
yeni tarifler aramak,
boyamalar yapmak,
yeni çizimlerle karakterler yaratmak,
kendime bir atölye yapmak
istiyorum!
Tüm bunları yaparken de zaman öyle yavaş aksın istiyorum ki,
başımı bir kaldırdığım da karşıda ki duvar saatinde zaman bir arpa boyu yol almış olsun istiyorum.
Yaşam bize bir kere verilmişse neden bitirmek için acele edeyim ki!
Yapmak istediğim bunca şey varken !

Perşembe, Temmuz 05, 2007

Çiçek alır mısınız?


Sabahları böyle bir güzellikten alınan çiçeklerle güne başlamak kadar keyifli ne olabilir ki!
Ayaklarıma dolanan ve '' anne '' diyen tatlı sesin sahibine sarılmak, hadi bir fotograf çekelim demek,
sıcakta olsa parka gitmek, çimenlerde koşmak, dostlarla yapılan uzun kahvaltı sohbetleri...
Hepsi Elazığ ' da geçen kısa günlerde yaşandı.
Neva bir sürü arkadaş edindi, onlarla odalarında evcilik oynadı, ben yemek için peşinde koştururken o kesin bir dille '' hayııırrrr'' dedi, limonata içildi, kahvaltı da ceviz yenildi, Elazığ' ın çok sevdiğim tulum peynirinden tadıldı, kampüs içerisinde Neva dedesinin odasını ziyaret etti, orada olanların gözleri doldu, emektar Ramazan efendi gözleri dolarak karşıladı bizi ve Neva' yı , keşke dedesi de görseydi dedi, onun odasına elinden tuttuğu Neva' yla birlikte gitti, eski dostlar tekrar görüldü ve zaman çabucak geçti...
Şimdiyse yaz sıcağında ofiste çalışmaktayım. Bu sıcaklarda yapmayı en çok istediğim şey, güneşin girdiği odalarda güneşlikleri çekip, açık duran pencereden gelen serinlikle ayaklarımı uzatmak ve güzel bir film izlemek. Zaman akşam saatlerini gösterdiğinde yıkanmış balkonda çay içmek, dondurma yemek. Hiç acele etmeden günü yaşamak, kitaplara dalmak, boyama yapmak...
Yaz demek yavaşlık, rehavet demek sanki...Oysa daha çok var o günlere...