yemek sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek sorunu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Nisan 04, 2009

Bahar


Bahar tüm güzelliğiyle birden bire geldi.
Havalar öyle ısındı ki, güneş bir yandan ısıtırken
bir yandan da yeni umutlarla dolduruyor içimizi.
Nisan en sevdiğim aylardan, bahar en sevdiğim mevsimlerden.
Nisan demek biz de doğumgünü ayı demek.
BaBa_HaKaN ' ın , Neva ' nın , kardeşimin,
arkadaşlarımın doğumgünü bu ay.
Bu ay hep heyecanla geçer bizim evde.
Neva' yla evde beraber olduğumuz şu günler herşeyi
birlikte yaparak geçiyor.
Beraber markete alışverişe gidiyoruz, biraz park keyfi,
evde çamaşır asma, kitap okuma, puzzle keyfi, yemek saatleri.
Herşey iyi güzel hoş ama şu yemek meselesi benim iyice canımı sıkmaya başladı.
Zaten çok fazla yemeyen Neva artık döktüğüm onca dile rağmen zorla yemek yiyor.
Bin numara yapıyorum, daha sonra tekrar deniyorum yok olmuyor.
Beraber yaparken iyi, gelen kokulara bayılıyor ama hepsi bu.
Ne yapmalı nasıl çıkmalı şu işin içinden acaba?

Pazartesi, Temmuz 28, 2008

Minik eller mutfakta


Haftasonu etkinliklerimiz:
Küçük eller mutfakta!
Artık ben nezaman mutfağa girsem ben de yardım edicem diye yanımda bitiveriyorsun.
Sofra hazırlanırken, eğer seni çağırmamışsak dudaklarını büzüp geliyorsun ben de kaşık, çatal götürücem diye.
Çekmeceyi açıp herkese kaşık çatal seçiyorsun.
Onları tam da sofrada kim nereye oturuyorsa oraya yerleştirip, peçeteleri getiriyorsun.
Bu iş artık senin görevin olup çıktı.
İçeride oynarken birden gelip '' anne mis gibi kokular geldi burnuma '' diye yüzündeki hınzır ifadeyle mutfağa giriyorsun.
Hani beni neden çağırmadın ya da ben ne yapsam acaba diye.
Salatayı ben doğruyorum sen tabağa yerleştiriyorsun.
Kaynayan suya makarnaları beraber atıyoruz.
Pişmiş mi diye mutlaka sen de bakmak istiyorsun.
Senin de bir tahta kaşığın var karıştırmak için.
Damak zevkin ve koku alma duygun çok gelişmiş.
Seni kandırmak neredeyse imkansız.
Pasta kurabiye yaparken unu sen eliyorsun.
Henüz yumurtalara dokunmana izin yok.
Beraber kurabiyeleri yuvarlak yapıyoruz.
Gündüz babaannenle izlediğin yemek programlarını akşam bana anlatıyorsun.
'' 2 bardak un, biraz tuz katıp karıştırıyoruz anne''
Babaannen tarifleri yazarken ille de kalemi sen alacaksın,
'' öyle değil babanne bak böyle yazılır '' diyeceksin
'' hem unu da yazmayı unuttun ''
İstemediğin ya da kokusunu beğenmediğin birşeyi asla yemezsin.
Yumuşak şeyleri sevmezsin.
Ama karpuzu kollarından akıtarak yemeyi,
portakalı tekerlek gibi kesilmiş yemeyi seversin.
Elmaya tarçın dökerek,
çileği pudra şekerine batırarak yemeyi tercih edersin.
Kavunu sevmezsin hatta beyaz karpuz bu dersin.
Haftasonları omlet yemeyi,
makarnalardan spagettiyi seversin ama salçalı.
Köfte yuvarlak olsa,
süt soğuk olsa,
pohaça sıcak,
elma yeşil ve eksi.
pilav da üstünde tavukla.
Tüm bunlardan anlaşıldığı gibi her yemeği sevmezsin.
Ama yediğin zamanda ellerinle tadını çıkararak yersin.
Eminim büyüyünce iyi bir aşçı ve gurme olacaksın,
şimdinin minik aşçısı.

Pazartesi, Şubat 06, 2006

Şu yemek meselesi !


Cuma günü Neva 'nın 9.ay kontrolü vardı. Bir de aşı olduk. Kızımız büyümüş :) Güzel kilo almış, boyu uzamış. Doktorumuz 1 yaşına kadar kontrole gerek olmadığını söyledi. Sonra diyetisyenimizle görüştük. Yeni menüler aldık :) Artık bazı yasaklı şeyler dışında herşeyi verebilirsiniz dedi. Tuz, yumurta beyazı, bal yasak. Artık ufak ufak yemeklerine salça da koymaya başladık. Bebek deyip geçmemek lazım. Onların da damak tadı var. Ben zaten kendi yiyemediğim hiç bir şeyi vermedim Neva 'ya. Hele herşeyi karıştırp yapılan bulamaçlardan hiç! Böylece kızım hem herşeyin tadını alabilecek, kendine göre sevdiği ve sevmedikleri olabilecek. Sabahları bazen onu şaşırtmak adına kahvaltı yerine tarhana çorbası veriyorum. Çok seviyor :) Bazen de minik omletler yapıyorum. İçine maydonoz ve tuzsuz peynir katıp yaptığım omletleri çok severek yiyiyor. Alternatif üretmek çok tabiki. Aslında bazen bizim de canımız hiçbirşey yemek istemez. Onun da bazen öyle oluyor. Hep aynı şeylerden sıkılıyor. İşte böyle zamanlarda küçük süprizlerle herzaman yediği şeyleri faklı şekillerde pişirerek hazırlıyorum. Mesela elmanın üzerine az su, tarçın katıp pişiriyorum. Değişiklik oluyor :)
Kızım herzaman için ben mutfakta çalışırken hep yanımda oldu. Pişen yemek kokularının arasında , hem koku duygusu daha fazla gelişecek hem de lezzetleri ayırt edebilecek diye düşünüyorum. Mama sandalyesine yerleşir, ben de anlatırım. '' Bak kızım domates. Önce yıkayalım. Şimdi de doğrayalım. '' Zaten bizim ki, sürekli onunla konuşmamıza alıştığı için de devamlı ona laf yetiştirmeye çalışıyoruz :)
Bebekler ve çocuklar için hazırlanmış çok güzel menüleri içeren, vitaminleri tanıtan kitaplar var. Ben Sahrap Soysal 'ın '' Anne ben acıktım '' kitabını almıştım. İçinde, aslında bizim de yiyebileceğimiz çok pratik tarifler var. '' Miniklerin yemek keyfi '' kitabını da Nathalie Tunçer ve Dr.Ozan Tunçer yazmış. Üstelik resimleri de çok hoş. İçinde hem beslenme ile ilgili bilgiler hem de çok değişik tarifler var . Aslında kitaplar bir yere kadar yardımcı oluyor. Yine herkes, kendi çocuğuna özel bir beslenme ve yemek düzeni oluşturuyor.
Yemek her dönem ,çocuk için bir problem. Hele de bu uğraşlarınızın karşılığını aldığı kilolarla size veriyorsa çok mutlu oluyorsunuz. Amaç kilo değil tabiki, ancak sağlıklı beslenmek, damak tadının faklılığına varmak... Benim kızım da bir boğa burcu olarak tüm bunlarında hakkını verecek diye düşünüyorum :))