büyümek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
büyümek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Temmuz 22, 2008

Döndük


Bu sefer uzun bir ara oldu.
Sağlık sorunları, tatsızlıklar derken bu sefer de blogcuya giremez oldum.
Sürekli bakım çalışması olması beni çileden çıkardı artık.
Sonra taşınmaya karar verdim blogcudan.
Ama biraz daha beklemeyi uygun buldum.
Ne de olsa ilk göz ağrım.
3 yıllık bir emeğim var.
Başka bir yerde tekrar herşeye alışmak, yeni bir düzen kurmaktansa
beklemeyi uygun buldum.
Hala sorunlar var blogcu da.
İki gündür resim yükleyemiyorum ama basitçe kendime göre bir yol buldum.
Şimdilik bununla idare edeceğim.
Bu arada dönüp dönüp bloguma geldim.
Yaptıklarıma emeklerime üzüldüm, gönlüm el vermedi onları bırakıp gitmeye.
Hem sayfayı bu hale getirmek içinde kendimce çok emek verdim.
Sonuçta web tasarımcısı değilim, deneme yanılma biraz da çalışmayla sayfam bu günlere
geldi.
Umarım bundan sonra benim için de yeni bir başlangıç olur.
Tekrar düzenli yazacak enerjiyi bulurum.
Yazamadığım süre içinde Neva biraz daha büyüdü.
Şu günlerde de nedendir bilinmez, belki de 3 yaş sendromu huysuz bir kız olup çıktı.
Birden herşey yolundayken sebepsiz yere ağlamalar, akıtılan gözyaşları.
Ne yapacağımızı şaşırıyoruz çoğu zaman.
Herşeyi ben bilirim, ben yaparım edaları.
Dün akşam artık dedim ki '' sen de Lola gibisin
herşeyi kendi başına yapacağını sanıyorsun''
Belki de sıcaklar bilemiyorum.
Sıcak ve kuru Ankara' da bir yandan projeleri bitirmeye çalışıyorum bir yandan tatil hayalleri kuruyorum.
Tek istediğim bir ağacın dibinde uzanmak, mayışmak, kitap okumak, uyumak.
Neva' nın mayosunu aylar öncesinden hazırladık.
Ama bu sene evdeki hesap çarşıya uymadı.
Yine de izin alınca birşeyler yapmayı düşünüyoruz.
Çok güzel kitaplar okudum, yeni kitaplar aldım.
Yatağımın yanındaki komidinin üzeri okunan ve okunacak olan kitaplarla dolu.
Onları orada görmeyi seviyorum.
Temmmuz ayı düğün ayı.
Neredeyse her haftasonu bir düğüne, nikaha gittik.
Her seferinde de Neva '' anne benim düğünüme mi gidiyoruz '' diye sevinçle soruyor.
Daha vakit var bebeğim.
Ne olur sen o kadar hızlı büyüme,
herşey zaten çok çabuk değişiyor...

Salı, Haziran 03, 2008

Kurabiye


Haftasonları Neva için etkinlik zamanı.
Dışarıya çıkma, sokaklarda dolaşma, kurabiye yapma zamanı.
Artık minik kızım gün geçtikçe bana yardım etmeye, kendi işlerini kendisi yapmaya başladı.
Mesela bu haftasonu tezgaha oturdu.
Ben nasıl unu eliyorum, çikolatalar nasıl küçük parçalara ayrılır,
kaç tane yumurta koyuyoruz hepsini öğrendi.
Unu o ekledi karıştırma kabına, tek tek karışımdan parçalar alıp nasıl yerleştiriyorum
tepsiye hepsini dikkatle izledi.
Fırının başında beraber bekledik.
Çıkan kurabiyelere Neva kendisi batırdı tek tek bonibonları, istediği renklere göre.
Henüz soğumadan çilekli sütle beraber yedik kurabiyelerimizi yan yana koltuklarda.
Sonra yorumlar yaptık seninkinde daha mı fazla çikolata parçaları var acaba!
Bana tarifler verdi kendince.
- biyaz un koyuyoruz, sonra şeker ama çok,
numurta koyuyoruz,
şöyle çıpıyoruz,
donapes, üzerine tuz,
fırına veriyoruz.
Eline sağlık anne!
İşte bu tüm yorgunlukları alan sihirli cümle!
Beraber vakit geçirmekten çok hoşlanıyoruz.
Beraber Lola' yı izleyip, gökten yağmur şeklinde düşen bezelyeler eşliğinde
biz de bezelye ayıklıyoruz.
Sonra o tekrar tezgaha tırmanıyor.
-Aaaa donapes unuttuk anne diye bana talimat veriyor.
Yatağı düzeltirken bir ucundan da o tutuyor.
Kendi çoraplarını asma işi kesinlikle onun, kimselere vermez.
Bir anda bakıyorum ki yanımda bir ufaklık bitmiş, boyu henüz belime yetişmeyen, meraklı gözlerle benim her yaptığımı izleyen.
Hapşurunca içerden bir ses gelir hemen '' çok yaşa '' diye.
Yalnız olmadığımı anlarım o an.
Bu '' çok yaşa '' pekçok şeye iyi gelir.
Yatakta yan yana yatarken günün '' mutlu anlar - mutsuz anlar'' ını konuşuruz.
Ben unutsam da o hatırlatır hemen.
İlk önce mutsuz anlar.
Yaptığı yanlışları ben söylemeden kendi söyler, kabüllenir hatasını.
Ben de onun sayesinde düşünürüm günü, mutlu anlar- mutsuz anlar nelerdi diye.
Küçük ama hergün ondan yeni birşey öğreniyoruz.
Küçük şeylerle mutlu olmayı, sımsıkı sarılmayı...
Günlerle beraber büyüyoruz hepbirlikte.