yaprak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yaprak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Kasım 25, 2008

Rüzgarlı günler


Haftasonu yağmur, delice esen rüzgar, tüm yaprakları götürdü.
Artık sokaklarda öbek öbek yığılmış yapraklar yok.
Hava gri, erkenden kararıyor.
Kış kendini hissettirmeye başladı bile.
Cumartesi günü Neva ile pencereden baktık.
O heyecanla beni çağırdı '' anne bak yapraklar havada uçuyor ''.
Öyle bir rüzgar vardı ki, hani işi olmayan evden çıkmasın.
Pencerelerde uğuldayan rüzgarın sesinden hiç uyuyamadım.
Arka bahçedeki ağaçların dallarının sallanmasıyla,
sanki her an bişey olacakmış, ya camlar kırılacak ya da
aniden balkon kapısı açılacak gibi
Neva ' ya çaktırmadan epey korktum.
Bizde tüm haftasonunu evde geçirdik.
Cumartesi akşamı arkadaşlarımız geldi.
Bol sohbetli bir gece oldu.
Pazar günü ise tembellik yapmak istedim.
Şöyle ayaklarımı uzatmak ve gazete okumak.
Çoktandır yapamamıştım.
Hep bir koşturma halindeyiz ya.
Bu sefer gazeteleri şöyle bir karıştırdım, Neva ile çizgifilm izledik.
Elma dilimleyip üzerine tarçın döktük.
Bu arada havuçlu kek yaptım.


Erken kararan havalar evde daha çok vakit geçirmeyi sağlıyor.
Hele de hava soğuk ve gri ise yapılacak en güzel şey,
şöyle tek ayağını altına alıp koltuğa oturmak,
ara sıra pencereden bakarken göz ucuyla tv' ye takılmak,
hafif üşüyünce ve uyku bastırınca üzerine bir battaniye alıp,
koltukta tv ışığı altında uyuklamak.
Sahi salep çıkmadı mı henüz?

Çarşamba, Kasım 05, 2008

Sarı yapraklar



Sarının, turuncunun , kırmızının en güzel olduğu günler.
Ağaçlarda kuruyan yapraklar yürürken birden önünüze düşebilir.
Neredeyse gökten yaprak yağmakta.
Benimse her seferinden aklımdan hep
'' düşen bir yaprak görürsen ''
demek geçiyor.
Şarkıyı mırıldanıyorum içimden.
Sokaklar yaprak yığınlarıyla dolu.
Gökte bulutlar köpük köpük.
Herşey sanki bir ressamın tablosundan çıkmışcasına.
Çok seviyorum böyle günleri.
Saatlerce yürümek istiyorum,
Neva yapraklarda yuvarlanmak,
yığınların içine atlamak istiyor.
Çeşit çeşit yaprak topladık.
Hepsi bir torbada bekliyor.
Geçen yıl sonbahar bu kadar güzelmiydi hatırlayamadım.
Ama bu sene tüm ağaçlar çok güzel.
En güzeli fotograf çekmek.
O yaprağı da şu ağacıda.
Yoksa unutuyoruz herşeyi.
Baksana daha geçen hafta olanlar bile unutulmaya yüz tutarken...

Pazartesi, Ekim 20, 2008

Sonbahar



Sonbaharın en güzel günleri.
Hava güneşli, gökyüzünde bulutlar birbirini kovalıyor.
Arada güneş bulutların ardına saklansa da son günler de hep bizimle.
Haftasonu biraz açık havada dolaşalım istedik.
Hiç plan yapmadan yazın Ankara' lıların uğrak yeri Ahlatlıbel' e gittik.
Sıcak havalarda neredeyse çimlerde oturacak yer bulamazken bu kez çok az insan vardı.
Bir kısım da sırf keyif için çimlere uzanmış yada sandalyelerinde oturmuş,
bir yandan çay-kahve içiyor bir yandan da gazete okuyordu.
Biz de yanımızda getirdiğimiz topumuzla oynadık.
Kaydıraklar ıslak olduğu için park kısmında oynamadık.
Ama çimlerde bol bol koştuk.
Top oynadık.
Gökyüzüne baktık.
Kozalak topladık.
Neva ağaçtan düşen kestaneleri topladı.
Yeşillikler üzerinde ailece, 3 kişi , kutu kutu pense oynayan bir tek biz vardık:)
Çok eğlendik.
Gökyüzünü seyrettik.
Çimlere uzandık.
Etraftaki kedileri sevdik.
Gözleme yedik.
Hiç planlamamıştık ama,
iyi ki evden erken çıkmışız (sonra hava kapandı),
iyi ki çimlerde top oynamışız.
Dönüş yolunda Neva '' Anne çok mutlu bir gündü değil mi '' derken,
tatlı bir uykuya daldı.