oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Salı, Aralık 02, 2008

Miniş


Nereden aklına geliyor bazen şaşıyorum.
Durup durup öyle şeyler söylüyorsun ki, hatırladıkların hepimizi şaşırtıyor.
Haftasonumuz şu yukarıdaki minişin başka bir oyuncağı vardı onu aramakla geçti.
Sayesinde tüm oyuncaklar elden geçti.
Kutular düzenlendi.
Kırık oyuncaklar atıldı.
Ama o , hani senin tarif etmeye çalıştığın,
basılan, içinde bir sürü miniş olan şey var ya hani ( ki hepimiz bilmeliyiz bunu ! )
onu bir türlü bulamadık.
Şöyle telefon gibi hani, üzerinde tuşlar var.
İlk söylediğin anda anladım ben onu, fakat ben bulamadıkça, sen onu bana
başka tariflerle anlatmaya çalıştın.
Bazen kızdın ağladın, gözyaşı döktün,
bazen yemeğimi yersen hemen buluruz diye kendin öneride bulundun,
bazen çok kibar bir sesle ve inanılmaz ince bir şekilde '' annecimmmmm minişi bulalım, sen bilirsin '' dedin,
ama ne yaptıysan olmadı.
Yatalım rüyamızda görürüz bile dedin.
Ama yok.
Tatlım nasıl söylesem, nasıl anlatsam,
şeyyy galiba o miniş artık biz de yok.
Hani geçen sene Ilgın bize gelmişti,
o minişi çok beğenmişti sen de ona hediye etmiştin ya !!
Nasıl söylerim ben bunu sana!
Taşınırken belki kaybolmuştur dedim inanmadın.
Yok işte dedim.
Olmadı.
Çok ağladın.
Eve her gelene, telefonla her arayana tarif ettin.
Belki bilirler yerini diye.
Kaç gün geçti hala unutmadın.
Tatlım nerden bulucaz biz şimdi onu.
Hani şu eskiden de olurdu, yemeğini filan verir köpek kedi
beslersin ya küçük bir alettir, nereden nasıl aldık hatırlamıyorum bile.
Ama ilk oyuncakçı ziyaretimizde aranacaktır.
Bu aralar zaten hep eski oyuncaklarını arar oldun.
Kaldırdığım yerlerinden bir bir çıkarıyorum.
Tüm bunları nasıl hatırlıyorsun, ya da nasıl olupta unutmuyorsun şaşıyorum!
Bu arada yukarıdaki minişin bir de atkısı vardı şimdi de o kayıp ! Eyvah !
Hafıza konusunda kime çektin acaba!

Perşembe, Temmuz 24, 2008

Oyuncak


Hava inanılmaz sıcak.
Üstelik klima olmayan bir işyeriniz varsa bu daha da çekilmez oluyor.
Herkes koridorda dolaşıp duruyor.
Çalışmak gerçekten de çok zor.
Öğlen eve giderken ağaçların gölge yaptığı kısımlardan yürümeye çalıştım.
Ama resmen sokaktaki asfaltlar erimiş.
Dışarıda hiçkimse yok.
Hatta kedi ve köpekler bile görünmüyor.
Eve gittiğim de Neva babaannesiyle dolabını düzeltmişti.
Artık pek yüzüne bakmadığı yapbozlar sıralanmış,
oyuncaklar düzenlenmiş.
Hatta dolap içlerinde olanlar bu sefer dışarı çıkmış.
Artık gözümüzün önündeler.
Amcası hasta biraz Neva ' nın.
Bugün evde.
O da küçük hasta bakıcı olarak onunla beraber çorba içmiş.
Kocaman bir bardak dolusu suyu amcasına götürmeye çalışıyordu.
Amcasının başından ayrılmıyor.
Bir koltuğa o uzanmış bir koltuğa Neva.
Bugün çok akıllı, uslu ve şirin kız edalarında.
Bahçede ki çiçekler, ağaçlar susuz.
Neva ençok girişte ki gülün solmasına üzüldü.
Ama Mustafa abisi söz verdi,
onun için tam girişe Neva 'nın istediği yere bir gül dikecek.

Perşembe, Şubat 07, 2008

En sevdiği!


En Sevdiği renk: Pembe
Winnie The Pooh' da en sevdiği karekter : Piglet :)Hem pembe hem de küçük olduğu için :)
Elmo ' da en sevdiği karekter: Bay Saftirik :)) Gece yatarken kaç kere anlatıyorum yaptıklarını bilseniz:)
En sevdiği kıyafeti : Etek, özellikle dans edecekse
En sevdiği yemek: Şu aralar sürekli tok olsa da genelde pilav ve makarna !
En sevdiği şarkı: Sürekli değişse de bugünlerde '' olmazzz olmazzz sevgilim '' ve Nazan Öncel şarkıları
En sevdiği çizgifilm: Aslında ben daha çok seviyorum :) Dora
En sevmediği ve hep ağladığı : Ayak tırnaklarının kesilmesi
En sevdiği saç modeli : Eskiden sürekli toplardık şimdi saçaklı olmayı seviyor. Saçlara hiç toka takılmayacak en fazla '' peri '' tacı takılacak.
Sabah ilk iş : '' günaydınnnn'' der yataktan fırlar. O an ki duruma göre kafasına yazlık şapkayı takıp tüm güm gezebilir ya da dışarı çıkarken taktığı kulaklıklarını takar. Bu arada henüz çorap bile giymemiştir. Ama olsun sabah nasıl başlarsa öyle gider değil mi! Yazlık elbiselerini bulursa hemen kıyafetlerinin üzerine giyer gezer.
En sevmediği: Çorap giymek
Dışarı çıkarken : Hemen hazırlanır, şapkasını takar bekler. Yanıma gelip hani'' yujj '' sürecektik çüçük ama der, sonrada dudaklar 333 olarak gezer atkı takmaz ki '' yuju '' bozulmasın.
En sevdiği oyun : Çadır yapmak, bayılır. Evde Kübra ablasının aldığı kocaman bir çadırımız var. Yatarken de mutlaka yorganla çadır yaparız, olmadı bir örtüyü kafamıza geçirir sözde küçük çadır yaparız :)
Boyama yapmak, en sevdiklerinden. Her türlü boyama, tırnaklarının boyanmasından, koltuklara ''şakadan'' yapılan boyamalara, her türlü kağıda yapılan denemelere kadar.
Şarkı söylemek evet artık şarkı söylüyoruz ; oyun oynarken, banyo yaparken, kendi kendine büyük adam gibi yani,
Dans etmek ille de babasıyla olacak ama.
Sırta çıkıp atçılık oynamak, kimi bulursa artık:)
Parmakları konuşturmak, buna bayılıyor işte.
Oyuncaklarının yerine geçip sesini değiştirerek onları konuşturuyor. Kitap okurken de öyle yapılmasını seviyor.
En bayıldığı : Bana bebekliğimi anlatın :) Çok büyük ya hep geçmişi merak ediyor. Biz de sen şöyle yapardın yok şöyle yerdin diye ballandırarak anlatıyoruz, o da hayranlıkla dinliyor.
Son günler de: Fotograf çekilirken suratını şekilden şekile sokuyor bana poz veriyor.
En şaşırdığım lafları : Anne telaşlanmana gerek yok, sakin ol !!!!
Miniğimiz günden güne büyüyor ne mutlu ki biz de bunları paylaşabiliyoruz.

Çarşamba, Temmuz 05, 2006

Yeni kitaplar ve oyuncaklar


Ben kitap okumayı çok severim. BaBa_HaKaN ' da öyle. Dışarı her çıktığımızda mutlaka bir kitapçıya uğrar ya birşeyler alırız ya da yeni gelen kitap ve dergilere bakarız. Neva ' ya da çok küçükten itibaren kitaplar aldık. Kimisini kemirdi, kimisini beraber okuduk. Artık kitaplarda ne olduğunu anlamaya başladı. Mesela pamuk prenses kitabında ki elmayı gördüğünde 'emma ' demeye başlıyor. Bebeği gösteriyor, evden uzaklaşan pamuk prensesle beraber annesine o da el sallıyor.
Haftasonu olduğunda da babasıyla beraber gazete okur. Babasının kucağında öyle keyifle oturur ve sayfaların çevrilmesini izler ki gören de anladığını sanacak:)) Ama bizim bu uğraşlarımızla artık kendi kendine sayfaları çevirmeye başladı, her sayfayı açıp ' ayy ' demeye başladı bile :)
Geçen gün yakınlarda açılan bir oyuncakçıya gittim. Çok güzel eğitici oyuncaklar var. Herbirine Neva çığlıklarla sarıldı:) Hele de bir bisiklet vardı ki üç tekerlekli arkadan tutma kolu olan çıldırdı. Hem gülüyor hem de el çırpıyor:)) Ben de oradan ilk sefer için puzzle aldım. Sonra mıknatısla yakalanan balıklardan aldım. Gerçi hemen aldığım puzzle kızın saçlarını yedi, balıkları da mama sandalyesinden attı. Ama olsun ben balıkları ona gösterirken bayağı eğlendim:)) Şimdilerde onun favorisi bebeği, sürekli ona mama yedirmeye çalışıyor:)
Gelelim kitaplara. Daha önce internette gördüğüm Uçanbalık Yayınları' nın kitaplarından da vardı. Hatta yazarlardan biri de dükkan sahibinin yakınıymış. Bana yazarların 4-6 ekim tarihlerinde imza günü için geleceklerini söyledi. Epey sohbet ettikten sonra bir kitap alıp çıktım.
Uçanbalık Yayınları Ayla Çınaroğlu, Aysel Gürmen ve Aytül Akal tarafından kurulmuş bir yayınevi. Çocuklara yönelik eğitici çok güzel kitapları var ve bunlar çok güzel resimlenmiş. Benim için kitap kadar çizimlerde çok önemli. Kitabı ilgi çekici hale getirip anlaşılmasını kolaylaştırıyor. Yazarlardan Aysel Gürmen 'in kızının maceralarından oluşan ' Selen ' in öykü dizisi ' adlı bir dizi kitapta var.Toplu alımlarda indirim de yapıyorlar. Hatta bizin 'Ankaradaki anneler grubu' muz için özel bir de indirim yapmışlardı.
Sanırım Neva kitaplarını seçecek yaşa gelinceye kadar daha çok biz kendi zevkimize göre seçimler yapacağız:)) Yani önce yazarlar ve çizerler biz anne babaların ilgisini çekmeli:))


Adreslere gelince:
Pediko : Hoşdere cad. 200/ B Çankaya
www.pediko.com
Kitaplar için ise internet adresi www.ucanbalik.com.tr