tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ekim 04, 2006

Perşembe, Eylül 07, 2006

Çeşme ve sakızlı dondurma


Tatilimizin bir kısmını Çeşme ' de geçirdik. Benim için daha çok dinlenme, uyku ve kitap okuma şeklinde geçen günlerdi. Gündüz biraz havuz, deniz keyfi akşam yemek sonrası dışarı gezmeye gidiyorduk. Çeşme gerçekten de çok güzel. Biz bu sefer fazla gezemesek de, yine de akşam Neva uyuduktan sonra onu pusetine koyup bunun acısını çıkarıyorduk. Bir kere mutlaka her akşam '' sakızlı dondurma'' dan yendi. Sakızlı herşeyi çok seviyorum:) Çikleti, dondurması, muhallebisi, reçeli... Hatta Neva ' ya hamileliğim ilk günlerinde burnuma sürekli sakız kokusu gelirdi. Hemen bir tane damla sakızlı çiklet atardım ağzıma:)) Reçeli burnumda tütmüştü. Yıllar önce geldiğimizde yine Çeşme ' de yemiş tadını unutamamıştım. Her akşam en iyi sakızlı dondurmanın yapıldığı Rumeli Pastanesi ' nin yolunu tutup, sıramızı bekleyip dondurmalarımızı keyifle yedik. Gerçekten de bu konuda neredeyse yarım asırdır çalışan Rumeli Pastanesi ' nin dondurmalarının tadı bir başkaydı. Kokusu nefisti. Küçük dükkanında sakız reçelinin yanında yine kendi imalatları olan turunç reçeli de vardı. Biz birer kavanoz aldık. Dar sokakta elimizde dondurmalarımızla yürüyüp eski kilisedeki sergiyi gezip, tezgahlarda satılan çeşit çeşit süs eşyası ve takılara bakarak sahilde geliyorduk. Bir turda orada atıp ondan sonra otele dönüyorduk. Günler yetişme telaşı olmadan, sakin geçti. Tam da benim aradığım buydu işte.Elimde dondurmam, pusette Neva, yanımda aşkım:) Daha ne olsun değil mi, anın tadını çıkarmaktan başka:)

Salı, Eylül 05, 2006

Yeni bir güne başlarken


Yeni bir gün başlarken o sessizliği dinlemek gibisi yok.
Karaburun ' da güneş bir başka doğarmış. Manzara öyle güzeldi ki dayıma sürekli ' resme başlamalısın ' yada ' artık bir şeyler yazarsın ' deyip durdum. Çünkü manzara o kadar nefes kesiciydi ki insan bakıp bakıp sonra da bunları ya yazıya yada resme dökmek istiyor.
Ben de gece meteor yağmurunu bekleyip yıldızları seyrederken dayımın mutlaka güneşin doğuşunu izlemelisin demesi üzerine sabah erkenden kalktım. Karaburun ' da kaldığımız yer öyle sessizdi ki gece sadece uzaktan köpek seslerini ve cırcır böceklerinin sesini duyabiliyorsunuz. Henüz karanlıkken kalktım. Hava serindi. Hafif bir rüzgar esiyor, ilerdeki tek tük evlerin ışıkları yanıyordu. Arada bir köpek sesleri geliyor, sonra uzaktaki yoldan bir arabanın farlarıyla yolda ilerlemesi görülüyor. Temiz havayı insan içini doldururcasına çekmek istiyor. Derken alacakaranlık yerini yavaş yavaş uzaktan beliren güneşin ışıklarına bırakıyor. Nedense ben de bir heyecan, yüreğim ağzımda. Yeni bir gün başlıyor. Yeni bir gün, yeni yaşanacaklar... Aklımdan şöyle bir geçiriyor dahası tahminler yürütüyorum yaşanacaklar hakkında. Balıkçı tekneleri görülüyor. İlerde yanan sokak lambalarının altındaki evlerde ne hayatlar yaşandığını düşünüyorum. Bu arada güneş öyle hızla yükseliyor ki telaşına şaşırıyorum. Bir anda etraf aydınlanıyor ve güneşle birlikte gözlerim kamaşıyor. Burada yeni bir günün habercisi olan güneş başka bir yerde yerini geceye ve aya bıraktı diye düşünüyorum. Bir gece önceki manzarada çok güzeldi. Batan güneşin ardından güneşin doğduğu yerden aynı kızıllıkla ve kocaman tepsi kadar bir dolunay çıktı. Gökyüzü yıldızlarla kaplandı, uykumuzda üzerimize yorgan oldu. O kadar çoktu ki insan şaşırıp kalıyor. Etrafta hiç ışık olmaması, havanın bir o kadarda temiz ve açık olmasıyla tutsan yakalacak kadar yakındı yıldızlar o gece. Ay tüm ihtişamıyla önce kızıl renklerle yükseldi, sonra yerini aldı ve o bildiğimiz bembeyaz rengiyle etrafı bir fener gibi aydınlatmaya başladı. Deniz üzerindeki yakomozlara bakarak keyifle yemeğimizi yedik o akşam. Sabah olunca da yeni günü karşılamanın mutluluğu vardı bende. Herkes yatağında uyurken evde ki tek ses Neva ' nın yatağında dönüp uyku sersemi '' memme '' diye beni aramasıydı :)

Perşembe, Ağustos 31, 2006

Yaz bitti


Yaz bitti, tatilde...
Eylül ayıyla birlikte sonbahar kendini göstermeye başladı.
Biz de artık eve döndük.
Gidişlerin en çok dönüşlerini severim. İnsanın evi gibi yok ne de olsa !

Tatilimiz oldukça güzel, neşeli ve bol gezmeli geçti.
Neva ile olmanın tadını doyasıya çıkardım:)

Birlikte neler mi yaptık:

Sabah mesaimiz yine saat 7 ' de başladı. Ama bu sefer yetişmek zorunda olduğum bir iş olmadığı için beraber yatak keyfi yaptık:) Tekrar uykumuz gelinceye kadar yuvarlandık, oyunlar oynadık, bebekleri uyuttuk, kitap okuduk. Birlikte olmak çok keyifliydi.
Yaşadığımız ilklerde oldu tabii:)) Mesela Neva odadan ilk çıktığında karşısında gördüğü beyde de ''memme '' olduğunu görünce başladı bağırmaya '' anne memme '' diye :)) Derken havuza gittiğimizde o da ne herkeste '' memme '' den vardı. Ne yapacağını şaşırmış bir halde bir süre her gördüğü kişiye '' memme '' diye seslendi. Böylece sadece annesinde değil başka insanlarda da ''memme'' nin varlığını keşfetti, biz çok eğlendik:))
Havuza tek kelimeyle bayıldı. Bu kadar çok '' bu '' yu bir arada görmek önce onu şaşırtsa da kısa zamanda adapte oldu. Çocuk havuzundan büyük havuzuna transfer oldu, kucakta dolaşıp havuzda ki spora bile katıldı :))
Keyifle havuzda oynarken öyle mutlu oluyordu ki bizi öpücüklere boğuyordu.
Sabah kahvaltıdan sonra odamızda beraber uyuduk, kitap okuduk. En dinlendiğim anlardı doğrusu. O huzur ve mutluluk hiçbirşeye değişilmez. Biz öylece sarmaş dolaş uykuya dalıp beraber uyanıyorduk.

Bu huzurlu anlarda bir yandan Neva ' nın minik soluklarını dinleyip bir yandan da kitap okumak en güzel anlardı benim için. Ne yapayım uzun zamandır böyle telaşsız, sakin anlarım olmamıştı.
Bu arada artık iyice büyüyen kızım kolayca yürümeye başladı. Birbirimize o kadar alıştık ki nerdeyse artık bacağıma yapışmış bir halde birlikte yürümeye başladık. Ben nereye o da oraya.
Bizi sürekli bir arada gören Neva ilk iş kalkınca yoklama yapıyor :)) Başlıyor '' baba'' '' anne '' diye seslenmeye. Eksik gelen kişi ısrarla çağırılıyor:)

Dedim ya artık büyüdü elinde '' sarı bezi '' peşimden yerleri siliyor, toz alıyor sonra da bir güzel ağzını silip '' cici kız '' oluyor. Kızım çook titiz çok :))Ama ille de '' sarı bez'' !
Kendince çok güzel konuşmaya başladı. Her söylediği yeni kelimede biz şaşırınca pek keyifleniyor:)
Birlikte yol boyunca şarkılar söyledik. Hatta kendimize göre hitlerde belirledik. Öyle ki '' bizim şarkı'' çıkınca nerede olursak olalım hemen eller çırpılmaya ve kendince nakarat kısmına eşlik etmeye başlıyor tabi hınzırca bakıp gülüyor ki '' ben bunu biliyorum '' mesajı veriyor:)
Akıp giden yollarda kah sıcaktan bunaldık, kah şarkılar söyledik kah yeni tatlar denedik. Ama en güzeli de yolda olma haliydi.
Sabah erken kalkıp güneşin doğuşunu seyrettim, gece yatarken yıldızları saydım. Kitap okudum. BaBa_HaKaN, BEN ve minik KIZIMIZ NEVA olarak ailemiz başbaşa güzel günler geçirdi. Şimdilik bu kısa bir MERHABA olsun, daha anlatacak çok şey var :)

Cuma, Ağustos 04, 2006

Neva ' lı günler tatile çıkıyor !


Uzun bir kışın ve çalışma temposunun ardından yaz geldi, sıcaklar bastırdı.Son bir aydır oldukça yoğundum. Elimdeki projeyi tamamlamak için çok uğraştım. Derken izin meselesi çıktı... Sonunda hepsini hallettim:) Projeyi tamamladım, iznimi aldım.
Eveeet '' Neva ' lı Günler '' tatile çıkıyor. Yeni yerler keşfetmeye, denizi keşfetmeye, güneşin altında uzanıp keyif yapmaya gidiyor:) Dönüşte Neva biraz daha büyümüş, havuz ve denizle tanışmış olacak:) Ben de umarım biraz dinlenebilir, yapmak istediklerime vakit ayırabilir, güneşin altında bol bol kitap okuyabilirim. En güzeli de şööyyle ayakları uzatmak olacak ! Güzel anılarla dönmek dileğiyle...