uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uyku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Nisan 06, 2009

Uykudan önce


Her gece yatmadan önce illa ki yaptığımız şeyler var.
Pijamalarımızı giymek, çoraplarımızı top yapmak,
su ve süt hazırlamak, okunacak kitapları belirlemek.
Bu sıra genelde böyle oluyor.
Her gece bir de mutlaka '' zürafa zozik '' okuyoruz.
Anaokulu dergisi aldığımız günden beri
elimizden düşürmediğimiz dergimiz.
İçinde çok güzel aktiviteler var.
Yatakta uzanıp içindeki hikayeyi okuyoruz, sorulan sorulara cevap verip,
doğru cevapları çıkartmalar arasından bulup yapıştırıyoruz.
En sevdiğimiz kısım işte bu çıkartma faslı.
Dergide çok güzel çizimler var.



İki resim arasında ki farkları Neva çoğu zaman beni şaşırtarak hemen buluyor.
Karakterler de çok sevimli.
En sevdiğimiz '' zürafa zozik ''.
Söyleyip söyleyip kikirdiyor Neva.
Sonra Kaplan Tüylü, Fil Puf, Yılan Tıs, Kirpi Diken, Panda Tonton var.


Hersayıda bir hikaye, bir sayı ve çizim etkinliği var.
Önce dergiyi bitiriyoruz.
Sonra Neva bununla yetinmeyip bir masal ya da başka bir kitap daha istiyor.
Zor ikna ediyorum.
Sonra yatakta havaya elle bana bir çizim yapıyor.
Hadi bil bakalım.
Onu da biliyorum.
Günün 3 mutlu 3 mutsuz olayının değerlendirmesinden sonra birbirimize sarılıyoruz.
Ben ona bebekliğinden beri söylediğim kendi uydurduğum ninniyi söylüyorum.
İtiraf etmem gerekirse çoğu zaman yanında uyuyakalıyorum.
Sonra uyanıp sessizce çıkıyorum odadan.
Bazen de beni hiç uğraştırmadan hemen uyuyor.
Her seferinde de sabah gördüğümüz rüyaları anlatmak üzere sözleşiyoruz.
Tatlı rüyalar bitanem!

Çarşamba, Temmuz 23, 2008

Şeker


Hergece yatmadan önce konuşuyoruz bizi mutlu eden anlar, yaptığımız yanlışlar.
Birbir söylüyorsun tüm yaptıklarını.
Önce yanlışlar.
Bizi neden mutsuz ettikleri.
Demek ki diyorum bunların yanlış olduklarını bile bile yapıyorsun.
Çekmeceleri karıştırdığında, tüm kremi yüzüne sürdüğünde,
benim kolyem için dakikalarca ağladığında.
Sonra gelip bir '' özür dilerim annecim '' demen, o ses tonunu inceltip boynunu
hafif yana eğmen hepsi bilerek.
Numaradan ağladığın zamanlarda yok değil.
İnsan nasıl ağlarken birden gülebilir, ya da ağladığını unutup oyuncaklarının derdine düşebilir!
Bu aralar daha bir büyüdün, kelime hazinen o kadar gelişti ki hiç olmadık zamanda söylediğin bir kelimeyle şaşırıp babanla birbirimize bakakalıyoruz.
Tokaları hiç sevmiyorsun, oysa eskiden hep takardık.
Koca bir kutu tokan var.
Onları takmak yerine yatağına dizip oynamayı seviyorsun.
Saçlar hep böyle salkım saçak olacak.
Bale yapmaya bayılıyorsun.
Parmak uçlarında yüründüğünü nerden biliyorsun sen!
Sorduğum da '' cimmastikte '' diyorsun ama nezaman gittin biz bile bilmiyoruz:)
Parmak uçlarında yürümeye çalışıyorsun.
Ufff çok sıcak oldum diyerek şapkanı takıyorsun hani şapka bizi güneşten korur ya!
Sıcaktan da korumalı.
Sana göre ciddi işler yaptığın da kesinlikle gülmemeliyiz.
Çok bozuluyorsun.
Dans konusu çok ciddi iş mesela.
Banyo yapmayı seviyorsun ama yüzüne su değmeyecek nasıl olacaksa:)
Ağlarken bazen '' ben napıcamm '' diyorsun ki dudaklarımı ısırarak içimden gülüyorum.
Dün akşam da banyo yaptık.
Saçlarını kuruttuk, pijamalarını giyindik.
Tam yatmaya hazırlanırken aklına şekerin geldi.
Sonra bana binbir çeşit poz verdin.
Hani şu başını bir yana eğdiğin.
Sanki fotograf çekilirken başımızı eğmemiz gerek!
Sonra birbirimize sarılıp uyuduk,
Sen şekerden daha tatlıydın yine.

Salı, Ocak 29, 2008

Merak etme!




İki gecedir uyuyamıyoruz.
Sebep gece vardiyasında çalışan, bir an önce inşaatları bitirmek için uğraşan işçiler.
Gece saat 11 olduğu zaman başlıyorlar ve sabah 7 olana kadar bir yandan kepçeyle kocaman taşları üst üste yığıyorlar, bir yandan da gelen kamyonlara bunları yüklüyorlar. Tüm bunlar neden gece yapılıyor ya da neden kimse ses çıkarmıyor anlamadım. Sonuç uykusuz geçen iki gece.
Her seste Neva beni çağırıyor tabii, ben kalkıp yanına gidiyorum.
İlk geceyi geçirdik, ikinci gece sesler yine gelmeye başlayınca ben söylenmeye başladım.
Neva yanıma gelip:
- Anne merak etme, korkmana geeek yok, onlar taş topluyo ev yapacaklar dedi!
Öylece kaldım, ne desem boş artık, o da gözlerini kısıp sarıldı bana kıkırdamaya başladı. Sanki tüm gece beni yanına çağıran O değildi:))
Bu çocuklar herşeyin farkında ve ne çabuk büyüyorlar!

Salı, Aralık 04, 2007

Sevmek


Gece birden uyanıyor,
- Anne
-Efendim diyerek kalkıyorum yattığım yerden.
Suratında bir tebessüm.
-Anne ben seni çok seviy. ( artık öğrendi ama se-vi-yo-rum demeyi)
O anda içim ısındı. Sarıldım sıkıca.
-Ben de seni çok seviyorum canımın içi.
Gecenin bir vakti hiç sebepsiz bir anda söyledi sevdiğini ve tekrar başını yastığa koydu.
Bense küçük ayakları ellerimde, yorganı çektim üzerimize öylece kalakaldım yüzümde bir tebessümle.
Kokladım onu. Sonra da şükrettim çok.
Bir anda hiç sebepsiz, sevdiğini söylemek insanı bu kadar mı mutlu edermiş!