Geçen hafta yakınımızdaki alışveriş merkezinde sergilenen dinazorları görmeye gittik.
Neva çok istiyordu.
Heyecanla hazırlandı, fotograf makinasını hazırladı.
Aslında çok çekinir, korkar böyle büyük şeylerden hele de dinazorlardan :)
Ama o gün etrafta çok çocuk olmasının da etkisiyle bol bol fotograf çekti.
Baktım aynen beni taklit ediyor:)
Yok olmadı, bir daha çekeyim, anne dur bakayım nasıl çıkmış diyerek koşturdu durdu.

Daha önce de zaten fotograf merakından bahsetmiştim. Nezaman benim elimde makinayı görse hemen ister.
Çok da güzel fotograf çeker.
Tabii boyunun ufaklığı ve çektiği açılara göre oldukça ilginç fotograflar ortaya çıkar.



Fotograf çekeceğim zaman kendine göre poz veriyor.
Genelde nedense boyun hep sağ tarafa doğru hafif eğilmiş oluyor:)
Bazen de '' anne gamzem çıksın mı'' diyerek gülümser:)
Biz fotograf çekmeyi çok seviyoruz yani.
Şimdi ben senin her anını kaydetmeye çalışıyorum, habire fotograf çekiyorum ya!
Eminim ilerde de sen bizim fotograflarımızı çekeceksin hem de çok daha güzellerini.
Fotograf çekmeyi benim gibi çok seveceğini düşünüyorum.
Dinazorlar ise ayrı konu.
Hem merak ediyor hem seviyorsun.
Sabahları beni koccaaaman bir dinazor öpücüğüyle işe yolluyorsun.
Yorulmuşsam ya da keyifsizsem hemen '' anne sana enerji vereyim '' diyerek
dinazor öpücüğünü kondurursun yanağıma.
Yemek yiyince gözlerin '' dinazor gözü '' gibi açılır.
Bazen de sımsıkı '' dinazor '' gibi sarılırız biz.
Kısaca dinazor bizim her anımızda.
Dinazor demek büyük demek aslında,
Bir de ağzını kocaman açmasa!